Bolat: Hedef; Turkish Cargo’yu üçüncü büyük hava kargo şirketi yapmak

Necmi ÇELİK

Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat, IATA Dünya Kargo Sempozyumu’nda (WCS) yaptığı konuşmada Turkish Cargo’nun hava kargo sektöründe 2022 verileriyle ilk beş şirket içerisinde olduğunu ifade ederek “Hedefimiz Turkish Cargo’yu çok yakın bir zamanda dünyanın en büyük üç kargo şirketinden biri haline getirmektir” dedi.

Hava kargoda büyüklük 6 trilyon dolar

Cumhuriyetin 100’ncü yılında Turkish Cargo’nun evsahipliğinde İstanbul’da gerçekleşen IATA Dünya Kargo Sempozyumu (WCS) üç gün boyunca hava kargonun güncel sorunlarını ve gelecek hedeflerini tartışacak.

Dünyanın en büyük hava kargo etkinliği olan WCS’de konuşan Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat, hava kargonun dünya ticaretindeki payının yüzde 1 olmasına karşın, değer olarak yüzde 35’lik payla taşıdığı kargo değerinin 6 trilyon dolarlık bir büyüklüğe denk geldiğini söyledi.

Bolat, hava kargonun taşımacılıkta çok önemli bir oyuncu olduğunu belirterek özellikle pandemi döneminde ilaç ve aşılar gibi hayati önemdeki tıbbi malzemelerin ulaştırılmasında hava kargonun önemli bir rol oynadığına ve sektörün pandemi sonrası süreçte toparlanmasında da hava kargonun önemli bir katkı yaptığına dikkat çekti.

Hava kargo başkenti

İstanbul Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Genel Direktörü Willie Walsh ise konuşmasında “Önümüzdeki üç gün boyunca İstanbul, dünyanın hava kargo başkenti olacak.

Dünya Kargo Sempozyumu için İstanbul’da en son 2011’de bir araya gelmiştik, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun yüzüncü yılını kutladığımız 2023 yılında yeniden burada bulunmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu yılki WCS, kargo endüstrisinin bir araya gelmesiyle, sürdürülebilirlik, güvenlik ve güvenilirliğin nasıl geliştirilebileceğini tartışmak, aynı zamanda yeni pazarlar, teknolojiler ve dijitalleşme ile ortaya çıkan fırsatları değerlendirmek için unutulmaz bir etkinlik olmayı vaat ediyor” dedi.

Kara etkisi belirgin hale geldi

Dünya Kargo Sempozyumu’nda hava kargo üzerine kapsamlı bir değerlendirme yapan IATA’nın Küresel Kargo Başkanı Brendan Sullivan, hava kargonun pandemi dönemi etkilerinden kurtulduğunu ve giderek güçlendiğini belirterek “Gelirler, pandemi öncesine göre daha yüksek. Verimler de daha yüksek seyrediyor.

Dünya bu dönemde tedarik zincirlerinin ne kadar kritik olduğunu öğrendi. Hava kargonun havayollarının kâr hanesine katkısı her zamankinden daha belirgin hale geldi. Yine de, iş döngüsü ve küresel olaylarla hâlâ bağlantılıyız.

Dolayısıyla, Ukrayna’daki savaş, faiz oranları, döviz kurları ve istihdam artışı gibi kritik ekonomik faktörlerin nerede olduğu konusundaki belirsizlik, bugün endüstri için gerçek olan endişe kaynaklarıdır” dedi. Sullivan sürdürülebilir havacılık yakıtı SAF konusunda ise şu değerlendirmeyi yaptı: “SAF üretimi devam ediyor ve bu üretimin her bir damlası da havacılıkta kullanılıyor. Sorun üretilen miktarların küçük olmasıdır.

Çözüm, devlet politikası teşviklerinin sağlanmasında. Üretimi teşvik ederek, 2030 yılına kadar 30 milyar litre SAF’ın kullanılabilir olduğunu görebiliriz. Bu, olmamız gereken yerden hâlâ çok uzak bir hedef kuşkusuz. Ancak uygun fiyatlarla bol miktarda SAF miktarına ulaşılırsa havacılıkta 2050’de net sıfır hedefimize yönelik bir kilometre taşı noktası olacaktır.”

Turkish Cargo lityum pil sertifikasyonu için imza attı

Türk Hava Yolları’nın hava kargo markası Turkish Cargo, lityum pil ürünlerini güvenli bir şekilde taşıma yetkinliğini tescillemek üzere Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) tarafından oluşturulan ‘CEIV Lityum Pil’ sertifikasyon programına dahil oldu.

Taşıyıcının eğitim, değerlendirme ve validasyon süreçlerinden oluşan sertifikasyon programına katılımı, sempozyum kapsamında düzenlenen imza töreniyle resmiyet kazandı. Türk Hava Yolları Genel Müdürü (CEO) Bilal Ekşi; “Küresel bir hava kargo markası olarak, lityum pil ürünlerinin tedarik zincirinin korunmasını son derece önemsiyor ve bu konudaki sorumluluklarımızı hassasiyetle yerine getiriyoruz.

Bu nedenle, dünya çapında en yüksek standartlardan biri olarak kabul gören CEIV Li-batt sertifikasyon programına dahil olmak bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu yeni sertifikasyon programı, Turkish Cargo’nun yüksek kalite standartlarına bağlılığını ve müşterilerimize güvenli, hızlı ve emniyetli bir hava kargo hizmeti sunma konusundaki taahhüdümüzü bir kez daha vurgulamaktadır” dedi.

Küresel hava kargo operasyonlarının yüksek standartta yapılabilmesi için geliştirilen CEIV Li-batt sertifikasyon programı, tedarik zinciri boyunca lityum pillerin elleçleme ve taşıma sırasındaki güvenliği artırmayı amaçlamaktadır. Bu yeni program ayrıca, şirketlerin, IATA tarafından belirlenen standartlar doğrultusunda yeni CEIV programına göre ilgili politikaları, süreçleri ve prosedürleri uyguladığını doğrulamaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir